Hızlı Liste

Vahyi Hayata Taşımak – Muhammed Emin Yıldırım

29-07-2010
Satış noktaları: Kitapyurdu.com, Kidap.com.tr ve NetKitap.com

Yazan: Ramazan Sercan Somuncu
Yazı Kaynağı: Dünya Bizim

Gösterişten uzaklaştıran bir kitaptır!

Muhammed Esed, Kur’an Mesajı (Meal-Tefsir)’nda kitabı düşünen toplumlara ithaf eder. Kur’an düşünen, akleden ve kendisini hayata geçiren kişiyle irtibat kurar, yani konuşur. Kur’an ilgi bekleyen, kendisiyle ilgi kuruldukça açılan, açıldıkça kişiyi dünya hayatının gösterişine aldanmaktan uzaklaştıran, uzaklaştırdıkça da öteye karşı sorumluluğunu hatırlatan bir kitaptır.

Muhammed Emin Yıldırım, “inanan insanın temel derdi ‘vahyi hayata taşımak’ olmalıdır” düsturundan yola çıkarak, bu meşakkatli yolda kendisini yetiştiren Kur’an’ı yüz cevapla anlamaya, anlatmaya çalışmış. Kitabın ismi de, Vahyi Hayata Taşımak.

Kur’an muhatabıyla konuşan bir kitaptır!

Muhammed Emin Yıldırım, Allah Rasulü (sav)’in Kur’an ile konuştuğunu, Kur’an’ın insana gösterdiği teveccühe karşın insanın o’na karşı nankörlük etmemesini, Kur’an’ın direkt olarak insanı muhatap alarak onunla ilişki kurmaya çalıştığını ayetlerle gösteriyor.
devamını oku…

dunyabizimhttp://tinyurl.com/37bupx6 Aktiflink Categories: dünyabizim.comTags:

Var Olmak – Nurettin Topçu

29-07-2010
Satış noktaları: Kitapyurdu.com, Kidap.com.tr ve NetKitap.com

Hazırlayan: Mehmet Emre Ayhan
Yazı Kaynağı: Dünya Bizim

Nurettin Topçu‘nun Var Olmak kitabını okuyanlar, öyle inanıyorum ki, bitirdikten sonra aynı insan olarak kalmıyor. Zaten ‘bitirmek’ diye de bir şey söz konusu olmuyor aslında; herhangi bir anda çok rahatlıkla rastgele bir sayfa açıp direkt okunabiliyor onun bu kitaptaki metinleri. Gerek üslubu, gerek ele aldığı konuları işlerken sahip olduğu birikimi yerli yerinde kullanışı, gerekse yazarın pür-aşk olan ruhundan damlayan heyecan ve ürperti, sizi, okuduğunuz bu yoğun metinler boyunca sarıp sarmalayan cinsten. Biz de Topçu’nun, bu, döne döne okuduğumuz kitabı Var Olmak‘ta yer alan son yazısını ç-alıntılıyoruz.

DAMLALAR

Âlem, üç şeyin mecmuundan ibarettir: Varlık, düşünce ve hareket.

Bunların hepsini kendinde toplayan insan, üç şeyin peşinde olmak için yaratılmıştır: Hakikatın, hayrın ve güzelliğin.

İnsan ruhunda bu üç şeye götüren üç yeti vardır: Zeka, duygu ve irade.
devamını oku…

dunyabizimhttp://tinyurl.com/356wee8 Aktiflink Categories: dünyabizim.comTags:

Harem – Aslı Sancar

29-07-2010
Satış noktaları: Kitapyurdu.com, Kidap.com.tr ve NetKitap.com

Yazan: Fahri Sarrafoğlu
Yazı Kaynağı: Dünya Bizim

ABD’li, Benjamin Franklin ödüllü müslüman yazar Aslı Sancar’dan ‘Harem’ romanı… Hareme yerli ve oryantalist bakışların karşısında yabancı ama içeriden bir bakış… 20 yıldır çalıştığı “Osmanlı kadını” üzerine araştırmalarıyla ABD’de Benjamin Franklin ödülüne layık görülen Aslı Sancar, Osmanlı kadınını, sarayı ve harem hayatını anlatan Harem romanını kaleme aldı. Roman, hem İngilizce olarak hem de Türkçe çevirisiyle yayımlandı.

ABD’de doğan Aslı Sancar, Ohio Devlet Üniversitesi İngiliz Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Bu üniversitede dersler verdi. Sonra bir Türk’le evlendi ve müslüman oldu. 1976′da Türkiye’ye yerleşti. 20 seneyi aşkın bir süredir Osmanlı kadını ve harem üzerine araştırmalar yapıyor. Oryantalist eserlerdeki kadın imajıyla Osmanlı’nın mirası olan Türk kadını arasındaki tutarsızlık ilgisini çekti. Ve araştırmalarını 1999′da Osmanlı Kadını adlı eserinde bir araya getirdi. Bu kitap yazara ABD’deki en büyük bağımsız yayıncılar birliği olan IBPA tarafından siyaset-tarih kategorisinde Benjamin Franklin ödülünü getirdi.

Yıllarca “fantastik”, “egzotik” nitelemelerine maruz kalan harem seçkin bir “kadın akademisi” miydi! Harem kadınlarının haremden ayrılma hakları var mıydı! İşte Aslı Hanım’dan bu soruların cevaplarını sizler için aldık.
devamını oku…

dunyabizimhttp://tinyurl.com/2uehs7g Aktiflink Categories: dünyabizim.comTags:

HİT: Herkes İçin Tasavvuf! – Kitap Listesi

29-07-2010
Satış noktaları: Kitapyurdu.com, Kidap.com.tr ve NetKitap.com

Yazan: Gülizar Sönmez
Yazı Kaynağı: Dünya Bizim

“Popüler olan…” “Moda bu…” “Bunu bilmek gerekir.” ” ‘Betseller’da hep bu kitap var.” İşte tüm bunlara Hayy Kitap iddialı bir çalışma ile rakip oluyor: HİT… Gençler tarafından, herkesin bildiğinin dışında, ‘bilinmesi ve okunulması gerekli olan’ üzerine bir çalışma. Dizi veya sinema filmlerine konu olmuyor. Bu kitaplarda anlatılanları bilmek bir grup içinde sizi odak noktası etmiyor. Ne güzel…

“HİT” serisinde İbn Arabî’den İmam Gazali’ye, Hz. Ali’den Mevlânâ’ya kadar bir çok âlimin kitaplarından seçmeler bulunmakta.

Hit: Herkes için tasavvuf

Hayy Kitap bir ilke imza atıp, “HİT” olacak kitaplar serisini yayımlıyor. “HİT” serisi, Türk insanını bu topraklara ait tasavvufla tanıştırmayı amaçlıyor. Gençler bu tasavvuf okumalarına davet edelirken insanla Allah, insanla Kur’an, insanla Hz. Muhammed arasındaki mesafelerin son bulması isteniyor.

“Herkes İçin Tasavvuf” serisi, piyasadaki tasavvuf kitaplarından biraz farklı. Farkı ise eserlerin seçiminde, profesyonel çeviride, çeviride kullanılan anlaşılır sade dilde ve okumayı kolaylaştıran rahat görsel tasarımda yatıyor. Ve tabii eser sahiplerinin tartışmasız büyüklüğünde…

Perdeler bu kitaplarla aralanıyor

Tasavvufî düşünceye göre insanla hakikat arasında perdeler ve bariyerler var. Gerçekle yüzleşebilmek için bu engellerin ortadan kaldırılması, yani gönlün kir ve paslardan temizlenmesi gerekiyor.

Asrımıza “perdeler asrı” demek dahi mümkün. Yedi başlı ejderha, yedi koldan insanoğluna saldırıyor: Materyalizm, rasyonalizm, ateizm, kapitalizm, sekülerizm, hümanizm, modernizm… Hepsi hak ile aramıza perde perde iniyor. Ne kadar dünyaya sarılırsak o kadar Hak’tan uzaklaşıyoruz. Bu seri kitaplar, tüm perdelere “dur” diyor.

Seride hangi kitaplar var!
devamını oku…

dunyabizimhttp://tinyurl.com/2vym3pu Aktiflink Categories: dünyabizim.comTags:

Büyükdedem Osman Şevki Uludağ – İrem Ela Yıldızeli

29-07-2010
Satış noktaları: Kitapyurdu.com, Kidap.com.tr ve NetKitap.com

Yazan: Zeki Dursun
Yazı Kaynağı: Dünya Bizim

19. asırda doğup Cumhuriyet Türkiyesi’nin ilk dönemlerine şahitlik eden bir insan bizim için neden önemlidir! Ya da bu şahidi önemsemeli miyiz! Bu soruya kolay kolay ‘hayır’ denilemeyeceği ortada. Çünkü 19. asır bizim için, Akif Paşa’nın meşhur kasidesinde anlattığı gibi, bir kırılma noktasıdır. Bugün sorunlar yumağı olarak ortada duran cumhuriyetin kurucu kadroları o dönemin şartlarında yetişti. Dolayısıyla bugünlere nasıl geldiğimizin hikâyesi o dönemde yaşananlarda gizli.

Binbaşı, doktor, milletvekili, besteci, sosyal tarihçi

Şimdi Bursa’nın sokaklarında dolaşıp havasını teneffüs eden insanlara, “Uludağ’a bu ismi kim verdi!” diye sorsak kaçından net bir cevap alabiliriz! Ben ‘hiç’ diyeyim ve insaf sınırlarını biraz zorlayayım. Neden mi insaf sınırlarını zorlayayım! Çünkü bilmek sadece bir sınıfa ait bir eylem değildir. Süleymaniye Medresesi’nde okuyanın orada esnaflık yapandan haberdar olduğu bir gelenekten gelen insanlar olarak bizlerin bildiği halde Bursa’da yaşayan büyük kitlenin (hadi eski ifadeyle söyleyelim: Sevad-ı Azam) bu bilgiden yoksun olmasını nasıl okumak gerekir!

Bursa sokaklarına olanca heybetiyle bakan dağa adını veren Dr. Osman Şevki Bey’dir. Sonradan kader 1934′te adına Uludağ soyadını da ekleyecektir. Osman Şevki Bey bir binbaşıdır. Doktordur. Milletvekilidir. Bestecidir. Sosyal tarihçidir. Bursa’nın simgelerinden olan Yeşil Cami ile ilgili bir kitap yazmıştır. Yine Uludağ’ı anlatan Uludağ Tapınakları, Keşişleri, Dervişleri adlı çalışması şehir tarihçiliği açısından kayda değer bir çalışmadır.
devamını oku…

dunyabizimhttp://tinyurl.com/2wamlcf Aktiflink Categories: dünyabizim.comTags:

Fıkhu’s Sire – Muhammed Gazali

29-07-2010
Satış noktaları: Kitapyurdu.com, Kidap.com.tr ve NetKitap.com

Yazan: Öznur Balık
Yazı Kaynağı: Dünya Bizim

El Ezher Üniversitesi’nden mezun olan, Fıkhu’s Sire kitabından sonra siyer dünyasına yeni birEfendimiz (sav)i ne güzel anlatır bakış açısı kazandıran Muhammed Gazali, denebilir ki, bu eserle en güzel kitabına imza atmıştır. Muhammed Gazali, “Risalet ve İmamet”, “Doğumundan Peygamberliğe Kadar Geçen Süre”, “Davet Cihadı”, “Hicret”, “Yeni Toplumun Esasları”, “Büyüyen Mücadele”, “Yeni Bir Tavır”, “Müminlerin Anneleri”, “En Yüce Dost” bölümleri altında Peygamberimiz (sav)’in şeref ve onur mücadelesinin yanısıra, cihad ve tebliğ seferberliğini de olabilirlikleriyle koyuyor önümüze.

Dipnot koymamış ama râvîleri belirtmiş

Yazar, Efendimiz (sav)’i anlatırken hadis ve hadiselerle anlattıklarını doğrulamaya özen göstermekle birlikte dipnotları es geçmiş. Ancak, kitaptaki hadisi kimin rivayet ettiğine dair isim belirtmesi bu eksiğini kapatıyor. Şakku’s Sadr olayını yani Efendimiz (sav)’in göğsünün açılması olayını anlatırken Müslim’in ve İmam Ahmed’in rivayet ettiği hadislerden faydalanarak olayı aksettiriyor. Ayrıca üstünkörü bir anlayıştan soyutlanmış ifadesiyle olayların iç yüzünü, manasını ortaya koymaya çalışıyor. Göğsünün açılması olayının manen tasavvur edilmesi gerektiğini ve Peygamberlerin bu muhafazadan nasiplendirilmesinin gerekli olduğu görüşünü ortaya koyuyor.
devamını oku…

dunyabizimhttp://tinyurl.com/33nmdjv Aktiflink Categories: dünyabizim.comTags:

Aşkın Diyalektiği – Rasim Özdenören

29-07-2010
Satış noktaları: Kitapyurdu.com, Kidap.com.tr ve NetKitap.com

Yazan: Alper Güncan
Yazı Kaynağı: Dünya Bizim

Aşkı hangimiz tanımlayamaya kalkabilirdik. Birkaç kelam etmeye kalksak hakkında, kazaraKalbin dört mevsimi dilimiz dönse ne diyebilirdik ki. Zaman oldu şarkılardan dinledik. Şiirlerden okuduk, Mona dedik, Leyla dedik, belki az ucundan yaşadık da. Ama hiçbirimiz ağzını açıp aşkı tanımlara sığdırma cesaretini gösteremedi. “Aşk” diye başlayan cümleler hep derin ah’lar, dile gelemeyen pişmanlıklarla sükûn buldu. Aşk neydi! Dibine kadar yaşadığımız(ı sandığımız), hissettiğimiz ulaşılması zor, tarifi imkânsız, efsanevî duygular bütünü mü! Yoksa aklımızın bize oynadığı tatlı bir oyun mu!

Nerede aradım, nerede buldum!

İşte biz bu çelişkilerde dolanaduralım, her tuttuğumuz eli aşktan bir hisse sanalım; yaşamış, kalemini ağaçtan değil adeta taştan yontmuş üstad Rasim Özdenören, aşkı diyalektiğiyle birlikte sunuvermiş bize. Uzak filmindenSunuvermiş de haberimiz yokmuş. Bihaber dolandığım, baharın şükür dolu yellerinde kendimce aşkı aradığım bir Süleymaniye akşamında, bir ağabeyim önerdi bana Aşkın Diyalektiği’ni. (Aşkı mı yoksa!) Uzun zaman aradığım, uğruna İz Yayınları’nın eşiğini aşındırdığım kitaba, adını hatırlamadığım sapa bir sahafın ahşap raflarında beni beklerken kavuştum.
devamını oku…

dunyabizimhttp://tinyurl.com/38j9qnq Aktiflink Categories: dünyabizim.comTags:

Bahar Sürgünü – Murat Soyak

29-07-2010
Satış noktaları: Kitapyurdu.com, Kidap.com.tr ve NetKitap.com

Yazan: İzzet Irmak
Yazı Kaynağı: Dünya Bizim

2006 yılında Irmaklarca ismiyle şiirlerini kitaplaştıran Murat Soyak’ın, Nisan ayında çıkan ikinci kitabı Bahar Sürgünü çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanan eserlerinden oluşuyor. Irmaklarca’daki iyimser havasını burada da aynen devam ettiriyor Soyak: “Kötülük odakları, karanlık güçler iş başında ama bunun için karamsarlığa gerek yok” anlayışı hâkim kitaba. Kötülük zaten bitmeyecek, öyleyse iyilerin daha çok çalışması lazım. İyilik inşâdır çünkü, zor zanaat yani… Kötülük yıkımdır, kolaydır yıkmak.

Kitap, tüm olup bitenlere karşı naif bir protesto

Teknoloji hızla gelişiyor. İnsanlık özünü kaybetmiş, harıl harıl bir arayış içinde, ne aradığını bilmediğinden her şeyden medet umar hale geldi. İnsanî ilişkiler yerini başka bir yaşam tarzına terk etti, ediyor. Teknoloji, beklenenin aksine insanoğluna mutluluktan çok huzursuzluk, mutsuzluk umutsuzluk getirdi. Dünya küçüldü ama insanlar daha bir yalnızlaştı devasa kalabalıklar içinde. Çiçek ve ağaç kokuları yerini egzoz ve gaz kokusuna bıraktı. İnsanî değerleri fısıldayan ilmin yerine gündelik, popüler ilim ilgi çekmeye başladı.
devamını oku…

dunyabizimhttp://tinyurl.com/2vcagnk Aktiflink Categories: dünyabizim.comTags:

İnsan ve İslam – Alaeddin Özdenören

29-07-2010
Satış noktaları: Kitapyurdu.com, Kidap.com.tr ve NetKitap.com

Yazan: Şeyma Derbeder
Yazı Kaynağı: Dünya Bizim

Batı medeniyeti (!) hakkında çok şey yazılıp söylenir. Olayların farkında olan şuurlu kalem sahipleri, fırsat buldukça batının gerçek yüzünü halka göstermeye ve dönen dolaplardan haberdar etmeye çalışır. Bu bazen öyle bir dereceye gelir ki, artık o tarz yazılardan ve konuşmalardan yoruluruz. Bazen de batı hakkında söylenenlerin abartılı olduğu hissi uyanır bizde ve bu duygusal addettiğimiz yorumlardan uzaklaşma temayülü gözlenir hareketlerimizde.

Bu kitapta da batı anlatılıyor ama…

Alaeddin Özdenören’in İnsan ve İslam adlı eseri de bir batı eleştirisi sayılabilir. Şair kimliğiyle tanıdığımız Alaeddin Bey’in, deneme alanında da ne kadar başarılı olduğunu bu kitap sayesinde görebiliyoruz. Siyasî mevzuları edebî tasvirlerle anlatması, ifadeye güç katmasının yanında, reel hayatın can sıkıcı meselelerini canımız çok da fazla sıkılmadan okuyabilme imkânını sunuyor.

Özdenören farkı

Alaeddin Özdenören’de farklı bir şey daha var: Batı şöyle, batı böyle, üzerimizde ne oyunlar oynanıyor, vs. çığırtkanlığı ve aceleciliği yapmadan; kendinden ve savunduklarından gayet emin bir şekilde ve soğukkanlı bir üslupla meseleye yaklaşmayı başarabiliyor. O mutmain haliyle batının adeta DNA’sını çözüyor. Avrupa ve ABD’nin kültürlerinin ve uygulamalarının altında yatan psikolojik faktörleri bir bir sıralayarak İslam ile mukayesesini yapıyor. Batı, Özdenören’in elinde, sanki her zerresini bildiği bir oyuncak gibi duruyor.
devamını oku…

dunyabizimhttp://tinyurl.com/2vyl2ur Aktiflink Categories: dünyabizim.comTags:

Kendini Arayan Adam – Mihail Nuayme

29-07-2010
Satış noktaları: Kitapyurdu.com, Kidap.com.tr ve NetKitap.com

Yazan: Sümeyra Aktaş
Yazı Kaynağı: Dünya Bizim

“Bunun için insanlar konuşurken ben hep sustum.” (Arkaş)

Elim kalem tutmaya başlayalı çok olmasa da içimde biriktirdiklerim çok oluyor artık. İçimi dışıma çıkarma gayretim vesilesi ile tanıdım Mihail Nuayme’yi. Vesileler önemli ancak en çok tanımam gerektiği için tanıdım. Lübnanlı yazar, göç edebiyatı üzerine kitapları var. Bir de Arkaş’ı var. Aslında Arkaş kendisi ya da Arkaş benim.

Mirdad’ı da muhteşem

Üsküdar’a yolumun düştüğü bir vakit hep aklımda olan yazarın kitaplarına ulaşmak arzusu ile Kaknüs Yayınları’na kendimi atıverdim, üstelik elimde domates ve üzüm poşeti ile. Kitapçı hanıma Mihail Nuayme kitaplarının nerede olduğunu sordum, o da gösterdi, sonra Mirdad romanının muhteşem olduğunu söyledi. Bir de yanında Kendini Arayan Adam-Arkaş’ın Günlüğü vardı. Ben kendisine teşekkür ettim, iki kitabın önce fiyatını sorup sonra incelemeye başladım. (Önce fiyat sormamın sosyolojik temellerine girmiyorum zira daha çok ekonomik temelli bir eylemdi bu.)
devamını oku…

dunyabizimhttp://tinyurl.com/27rqh2y Aktiflink Categories: dünyabizim.comTags: