Amak-ı Hayal – Filibeli Ahmed Hilmi

Yazan: Döndü Tuğba Aydın
Yazı kaynağı: DünyaBizim.com
Derin, girift, sade!
Osmanlı’nın son dönem sancılarının tezahür ettiği hem derin ve girift hem de bir o kadar sade bir roman Amak-ı Hayal.
Amak-ı HayalBir tarafta yıkılma ve düşmanlar tarafından yok edilme korkusu, bir taraftan sancılı ama doğmak zorunda olan bir vatan yani bir ana. Bu vatanı doğuracak olanlar ise bu defa o vatanın evlatları. Buna karşın dönemin sancılarını kitapta harflerle kelimelerle okuyamıyorsunuz. Lakin kahramanımız Raci’nin yurt dışında kusursuz bir eğitim alması, felsefeye dalıp hayatı sadece felsefeyle idrak etmeye çalışması, kafasındaki soru işaretlerine ancak batıdan cevap alacağı düşüncesi ve tabiî ki çocukluğunda ailesinden gördüğü temel din eğitimi…
Ardından düştüğü ikilik girdabında boğulmamak için verdiği mücadele.
İman ve inkâr, doğu ve batı, iyi ve kötü, dünya ve ahiret, hayal ve gerçek. Bunlardan birini kabul etse kabul ettiği şeyin zıttı şüphe ejderhasıyla birlik olup Raci’yi huzursuzluk bataklığında dibe çekmek için işbirliği yapıyorlar.
Raci de çareyi kendi tabiriyle beynini uyuşturmakta buluyor. Ta ki yolu bir mezarlıkta yaşayan Aynalı Baba diye bilinen meczup görünümünde bir hakikat ehline düşene kadar ve roman burada başlıyor.
Koltuklarınıza oturun, hayal elemine dalmak için kendinizi hazırlayın, kafanızı koltuğa yaslayın ama gözlerinizi kapatmayın ki hayallere siz değil Raci dalacak. Amak ı Hayal bu tatta okunacak bir kitap. Romanın başkahramanı Raci ve onu çelişkiler yolunda şüphe ejderhasından kurtaracak ve birliğe, vahdete ulaştıracak eş kahraman da Aynalı Baba.
Raci ne demektir (kimdir)!
Raci insanoğlu demek Yani Adem. Ricacı; hayatını rica ile geçiren, muhtaç olan demek. Dünyada ne kadar okusa da, ne kadar malumat elde etse de hakiki bilgiye ulaşamadıktan yolun sonunu ve başını huzurlu kılmadıktan sonra o bilgi bir “hiç”tir hem bilgi sahibi de bir” hiç”tir. Var olmak için bilmek, bilmek için olmak gerekir. Olmayan insan olamaz, insanda görünse hayvandır.
Filibeli Ahmed HilmiAynalı Baba kim!
Bir fincan kahve, bir küçük hasır ve hayalin derinliklerinde hakikate ulaşmak için sürüp giden bir serüven. Bu serüvende Aynalı Baba kimdir! Aynalı Baba insanların nazarlarından kaçmak için kendini ayna parçacıkları yapıştırarak hazırladığı ilginç bir kıyafet altında gizleyen bilgeliğe ulaşmış hakikatli bir âdem.
Aynalı Baba aynı zamanda bir neyzendir. Mezarlık içerisinde küçük kulübesinde konuk ettiği misafiri Raci’yi bir küçük hazır üzerinde ağırlar ve bir fincan kahve ikram eder her gelişinde. Kahve bittikten sonra Raci konuşmak ve müşküllerini halletmek ister.
Aynalı Baba’nın cevabı
“İstersen konuşalım. Lakin sözden ne çıkar! Şimdiye kadar kim bilir kaç hayvan yükü kitap okudun; ne anladın. Hiç! Değil mi! İnsanların bildiği nedir! Zevk ve bencilliklerinin ihtiyacı olan sanayi ile ilgili bulunan “bir şey”dir; lakin hak ve hakikat konusunda ne bilirler! Hiç! Akıl orantıları ile Hakkı itiraf mümkündür; fakat bilmek anlamak mümkün mü! Ne konuşalım! Harfleri bir araya getirmekle hikmet noktası bilinir mi!
Raci’nin her gün Aynalı Baba’nın kulübesinin önünde onun üflediği neyle kendinden geçip hayalin derinliklerinde kimlerle karşılaştığını, onlarla neler yaşadığını anlatmayacağım.
Bu serüvendeki tadı insan okuyarak yaşamalı.
16 Ağustos 2009
Benzer Yazılar
- Hayal Meyal – Tarık Tufan
- Büyü’sün, Yaz! – Hilmi Yavuz
- Çağdaş İslamcı Harekette Hakikat ve Hayal – Fuad Zekeriya
http://href.tc/hbivnm Aktiflink Categories: dünyabizim.com57218









