Hayalperdesi – Cemal Şakar

Yazan: Suavi Kemal Yazgıç
Yazı Kaynağı: Dergibi.com
Kendini “öyküye” hasretmiş bir yazarımız olan Cemal Şakar’ın Selis Yayınları’ndan çıkan 5. öykü kitabı Hayalperdesi, onun ulaştığı ustalığı ispatlayan bir kitap. 12 öyküden oluşan kitapta, Şakar’ın öykü dünyası “sağlam” bir kurguya, emek mahsülü bir dile yaslanıyor. Ancak bundan ibaret de kalmıyor. Çünkü “insanı” anlatıyor Cemal Şakar.
Kendisiyle yapılan bir söyleşide “insanın yeryüzünde bulunma halini en güzel anlatan duyarlılığın hüzün olduğunu düşünüyorum” diyen Şakar’ın kitabında yenilen, tutunamayan karakterler çok. Kah kendine, kah çevresine kah ideallerine yenilen insanlar bunlar. Ancak en çok da KENDİLERİNE. Bilgisayarın Word Belgesine “Anlatabilmeliydim” yazıp devamını getiremeyen yazarın, televizyonda haberlerden Bağdat, Kudüs, Kabil haberlerine kaç kişi ölmüş diye bakmaktan ve dedikodu yapıp, enerjilerini ev, otomobil almaktan başka “anlamlı” bir şeye odaklamayan eski idealist arkadaşların, “Güneşe Yürümek” isterken bir işporta tezgahına bile tutunamayan devrimcinin en büyük düşmanları kemire kemire yiyip bitirdikleri kendilerinden başka bir şey değil esasen. Şakar, “özeleştiri” dozu yüksek öyküler kuruyor, kurguluyor bu anlamda…
Cemal Şakar’ın “Hayalperdesi”ne Aynı idealler çevresinde toplanıp olgunlaştıktan sonra hayat gailesinde sürüklenip yiten insanlar yansımış ençok. Bir de poetik tarafı bu perdenin, anlatmaya, yazmaya dair sıkı birer yumruk gibi eleştiriler yapan “yazamayan” kahramanların tespitleri insanı ister istemez bir sorgulama sürecinden geçiriyor. Bir noktada ise “”Aslında biz anlattıklarımızla; anlatamadıklarımızı, yüreğimizi yakan şeyleri, örtmeye, gizlemeye çalışıyoruz… Sözlerimizin arkasına biraz daha gizleniyoruz ve gizlendikçe, örttükçe rahatlıyoruz, huzur buluyoruz/ belki de/ yüreğimizi yakan şeyleri anlatmıyoruz, anlatamıyoruz, anlatılamıyor; yüreğimizi yakmaya devam ediyor, bir anlamda bizi pişiriyor, insan oluyoruz işte… Boşver… Yüreğimiz… Yansın” diyor…
Hayalperdesine yansıyan insanlar, muhasebesi yapılmamış, yüzleşilmekten kaçınılmış bir yenilginin insanları daha çok. Ne kadar içleri içerini yese ve durmadan kendi kendilerini didikleseler de, bunlar dışarıya hiç yansımayan, hemen hiç paylaşılmayan iç monologlar. Bu monologlar dışarı küçük imalarla yansıyor ancak. Ötesini ise çoğu zaman iç sesten dinliyoruz. Bunu en çok da A/B adlı öyküde görebiliyoruz. Her ne kadar şekil olarak bir diyalog üstüne kurulmuş gibi görünse de bu öyküde aynı anda işleyen iki ayrı monolog yürürlükte. Yine de bu kitabı şakar’ın diyaloga, konuşmaya en çok yer verdiği kitabı. “Bağdat Kudüs Kabil”, “Küp” ve şahitlikler üzerinden ilerleyen “Güneşe Yürümek” “konuşma” üzerine bina edilmiş birer ince işçilik ürünleri esasen.
Nümayişsiz bir “duygusallık” var Şakar’da. “Soru sormayı” unutmamış, sayıklamaya değil anlatmaya göre ayarlanmış bir anlatımla ortaya seriyor öykülerini. İnzivaya çekişlmemiş birer yalnız onun anlattıkları, “acı çeken” ama damar doğramayan bir sentimentalizm. Toplum, aile ve arkadaş çevresi içinde, yiyip, içen, televizyon seyreden sözün özü yaşayan insanlar kuruyor kağıt üzerinde. Adnan Benk’in, yazarının “paşa gönülüne” göre kurulduğu için eleştirdiği öykücülerden Cemal Şakar’ın ayrıldığı nokta da zaten budur.
Nitekim Rasim Özdenören, Cemal Şakar’ın öykü dünyasına ilişkin şu tespitleri yapıyor: “her şey olması gerektiği gibi, sessizce, göze batmadan, kahramanlarin yıkıntıları abartılmadan, buna rağmen bu yıkılmışlıklar geri plana da itilmeden anlatılıyor. Eğer dünya hikâyeciliği hep tespit edildiği gibi iki ana damar üzerinde, bu demektir ki, Poe ve Çehov ana damarlarını izleyerek gelişmesini sürdürüyorsa, Cemal Şakar’ın ana hatlarıyla Çehov yolunu izlediğini söyleyebiliriz.”
Yerlilik bahsini “merak edenlere” de Cemal Şakar’ın söyleyebileceği çok şey var. satıraltları çizilip ders çıkartılan, ibreti “kör gözüm parmağına misali” klişelerle teşhir etmeyen, sloganlaştırmayan bir yerlilik onunki… Bu da az şey değil elbette…
10 Ekim 2008
Benzer Yazılar
http://href.tc/l4yha6 Categories: dergibi.com yazıları, öykü79280









