İslamcılığın Türkiye Seyri – Elısabeth Özdalga

Pazartesi, 02 Mar 2009
Satış noktaları: Kitapyurdu.com, Kidap.com.tr ve NetKitap.com

Yazı Kaynağı: Eskiyeni Dergisi (eskiyeni.biz)

Elisabeth Özdalga’nın Türkiye’deki İslamcılığı mercek altına alan çalışması son yıllarda Türkiye genelinde giderek yaygınlık kazanan dinî konularla ilgili gerilimleri ele alarak, konuya güncel yaşamın içinden örneklerle giriş yapıyor. Yazar, bütün bunların Türkiye gibi modernizmin ve laikliğin ağır bastığı bir İslam ülkesinde yaşanmasının kayda değer olduğuna vurgu yaptıktan sonra kitabının ilk bölümünde şu kritik soruyu soruyor. “Din, din mi; yoksa başka bir şey mi!”

Yazar, Batı’da geçtiğimiz yüzyıldan bu yana Tanrı’nın veya ilahî otoritenin konumunun ve varlığının sürekli sorgulama konusu olduğuna değinerek, bütün bu çalışmaların sonunda dinî deneyimlerin ardındaki gerçekliklerin açık ya da örtülü bir biçimde reddedildiğini belirtiyor. Yazar, bunun doğal sonucunun dinin veya dinî deneyimlerin kendisi ile ilgili bulguların önemsenmemesi olarak tezahür ettiğine işaret ediyor.

Ancak günümüz dünyasında dinin yeniden yükselişe geçmesinin ve kitleler nezdinde geniş bir destek bulmasının söz konusu bilim çevrelerinde şaşkınlığa yol açtığına değinen Elisabeth Özdalga, laik çevrelerin neler olup bittiğini anlama ve açıklamada ciddî bir tıkanma yaşadığına da değiniyor. Aslında din, bilim çevreleri kabullenmek istemese de, hiçbir zaman için bilimsel kıstaslar ile açıklanabilecek bir olgu değildir. Bilimin dinsel yaşamın tüm gizlerini kavrayamayacak olması, kavramların tanımlarının doğasında yer almaktadır. Dolayısıyla da, din özü itibarıyla bilimsel olarak incelenemez. Sadece, dinin etkilerine bilimsel veya rasyonel olarak yaklaşılabilir.

Bugüne değin bilim çevrelerindeki yaygın yaklaşımla ele alındığında modernleşme karşısında etkisini yitireceği ve toplumsal yaşamda en azından pasif bir konuma oturacağı varsayılan dinin, şimdilerde yaşamakta olduğu yükselişini açıklamak kolay olacak gibi görünmüyor. Kolay olmadığından ötürü, işin içine siyasal değerlendirmeleri katarak olanları gericilik veya irtica gibi kavramlar bağlamında açıklamaya çalışmak da yeterli olmuyor. Nitekim Türkiye özelinde olan bitene baktığımızda bu yaklaşımın olan biteni açıklamakta yeterli olmadığı bariz bir biçimde görülüyor. Üstüne üstlük bu yaklaşımın karşılıklı bir gerilime hatta yerine göre çatışmalara sebep olduğu da aşikâr.

Türkiye gibi modernleşme sürecine geç dâhil olan ülkelerde modernleşme olgusuna duyulan sarsılmaz sadakat dolayısıyla, her meselenin bu olgu etrafında şekillenen bir anlayışla çözümleneceği varsayılagelmiştir. Bu bağlamda din olgusu ve dinî kurumlar ile yaşamın içindeki dinsel pratikler geride bırakılması gereken unsurlar olarak görülmüştü. Söz konusu unsurların toplumsal yaşamdan dışlanmasının da meseleyi halledeceği düşünülmüştü. Halbuki gerçekler çok daha başka bir boyutta tezahür etmiş ve sonuçlar sanılandan çok farklı olmuştu. Din, insanların yaşamlarında yer edinmeye ve onların sorularına bir şekilde cevap vermeye devam ediyordu. Üstelik bu durum Özdalga’nın kitabının hemen başında işaret ettiği gibi bilimsel olarak ele alınabilecek bir durum da değildi. Ayrıca meselenin daha da çarpıcı olan boyutu, din olgusunun modernleşme ile ters düşerek çatışmadığı, tam aksine modernleşme üzerinden kendisini yeniden üreterek, zemin kazanmakta olduğuydu. Hal böyle olunca da, din olgusu ortadan kalkmak yerine yeni formlara girerek, güncel yaşama nüfuz etmekte ve varlığını sürdürmekte hatta sürdürmekten öteye etki alanını genişletmekteydi.

Bu durumda da din olgusunun bugüne değin ortaya konulan değerlendirmelerin dışında yeni bir yaklaşımla ele alınması konunun doğru bir şekilde analiz edilebilmesi adına karşımıza mutlak bir gereklilik olarak çıkıyor. Elisabeth Özdalga’nın yaklaşık olarak son on yıllık dönemde çeşitli ortamlarda sunumunu yaptığı on dört bilimsel makalenin bir araya getirilmesinden oluşan İslamcılığın Türkiye Seyri, böylesi bir yaklaşımla bu kritik ve bir o kadar da zorlu konuya farklı bir pencereden bakmak iddiasıyla okuyucunun karşısına çıkıyor.

Kitap, din ve sosyal teori başlığını taşıyan ilk bölümde konunun arka planını oluşturmak adına bugüne değin din bağlamında yapılan indirgemeci yaklaşımları ele alarak, neden dolayı farklı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini dile getiriyor. İkinci bölüm ise, İslam ve İslamcılık konularına giriş yaparak aynı indirgemeci yaklaşımların bu konular ile ilgili olarak söz konusu gelişmeleri açıklamadaki yetersizliğine değiniyor. Bu bölüm İslamî uyanış, radikalizm, Müslüman Türk aydınları, tarikatlar, çeşitli İslamî oluşumları ele aldıktan sonra Necmettin Erbakan’ın siyasal portresinin çizilmesiyle sona eriyor.
Üçüncü bölüm ise daha önceki ilk iki bölümde kavramsal olarak inşa edilmiş ve tarihsel süreç açısından detaylı bir şekilde analiz edilmiş İslamcılığın güncel meseleler bağlamında daha yakından incelenmesiyle başlıyor. Türban, kamusal alan, sekiz yıllık zorunlu eğitim, İmam Hatipler, Kuran kursları, İslamcı kadınların toplumsal hayatta ve İslamcı kesim içindeki konumları sosyolojik bir perspektiften bakılarak inceleniyor. Son bölüm ise, günümüz Türkiye’sindeki en önemli ve en büyük cemaatlerden birini oluşturan ve dolayısıyla da üzerine bir yığın tartışmanın yapıldığı Fethullah Gülen cemaatinin incelenmesi ve irdelenmesini içeriyor.

Özdalga’nın kitabı okuyucuya sonuç bağlamında mutlak kabullenilmesi gereken çıkarımlarda bulunmuyor. Tam aksine süreci farklı bir yaklaşımla mümkün olan en geniş biçimiyle inceledikten sonra yaşamakta olduğumuz sorunların çözümüne yönelik olumlu bir katkı yapmaktan öteye geçmek de istemiyor. İslamî hareket üzerinden demokrasi, sivil toplum ve yerleşik siyaset anlayışının analiz edildiği kitap, modern bilimsel sanayi toplumunun otoriterliğin aşırı biçimleriyle birlikte gelişemeyeceğine vurgu yaparak dikkatlerimizi çok daha farklı bir yöne doğru çekiyor. Ve son kertede, Kemalizm’in sivil toplumun büyümesine katkıda bulunması kadar buna mani olması gibi, İslamcılığın da demokratik olduğu kadar antidemokratik karşıt eğilimlerin taşıyıcısı olduğuna işaret ederek noktayı koyuyor.

Benzer Yazılar

  1. Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil Miyiz? – Selahattin Yusuf
  2. Türkiye’de İslamcılığın Kökleri – Hamza Türkmen
  3. Siyasi İdeoloji Olarak İslamcılığın Doğuşu – Mümtaz’er Türköne
  4. Siyonizm ve Türkiye – Yaşar Kutluay
  5. Türkiye ve İslam Dünyasında Gündem – Hayrettin Karaman

eskiyeniOkunma: 127 http://href.tc/wrb9w0 Categories: eskiyeni.bizTags:


Yazıya Link Vermek İçin Lütfen Kopyalayınız:

FacebookRSSTwitterGoogleStumbleUponTechnoratiDiggDeliciousLinkedInRedditMixxDesign Float
  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok

Yazılanları yorumlamanız bizim için çok önemli... Lütfen yorum ekleyiniz...

Registered user do not use CAPTCHA.