Karganın Güldüğü;Sekendiz Öyküleri – Nihan Taştekin

Yazan: Suavi Kemal Yazgıç
Yazı Kaynağı: dergibi.com
Öykünün romandan ayrı bir tür olduğu farkında olmayan kimi ‘okur-yazarlar’ öyküyü, romanın ısınma çalışması gibi görür. Bu kişilere göre başlangıçta öykü yazan insanların zamanla kalemi açılır ve roman yazmaya başlarlar. Nihan Taştekin ise bu gruba dahil bir yazar değil. Nitekim Taştekin, ‘Kertenkele Uykusu’ ve ‘Yağmur Başlamıştı’ adlı iki romandan sonra bu kez bir öykü kitabı olan ‘Karganın Güldüğü’ ile okurlarının karşısına çıkarken şunları söylüyor: “Öykü yazmak yaygın sanının aksine daha çok uğraştırıyor yazarı. Dili olabildiğince katmanlı, yalın ve has kullanmayı gerektiriyor. Kurgu, bu uğraşın ardından gelen bir şey. Geveze roman cümlelerine kaçmamak ve şiir öykünüsüne düşmemek. Hassas bir nokta.”
Satürn Gezegeninin isimlerinden biri olan “Sekendiz Öyküleri” altbaşlığını taşıyan “Karganın Güldüğü”nde Taştekin’in daha önce yayınladığı iki romanın ana teması olan suçu bu sefer de öykü türüne taşıdığına görüyoruz. Habil ve Kabil’den beri insanlığın problem alanına giren cinayet, nasıl bir tür olarak tanımlanacak kadar çok roman ve öyküde bir tema olarak yer aldıysa Taştekin’de yazdıklarında bu cürüme merkezi bir rol veriyor.
Taştekin öykülerinde gazetelerin üçüncü sayfasında rastladığımız türden olaylar okuyoruz. Ancak Nihan Taştekin öyküde anlatılanın cazibesine kapılıp “anlatma”yı ikinci plana itme hatasına düşen yazarlardan değil. Bilakis sağlam bir öykü dili üstünden kuruyor anlatılanları. Onun biraz önce alıntıladığım sözlerin hakkını veren bir öykü yazarı olduğunu rahatça söyleyebilirim.
Tamamı ‘taşra’da geçen Karganın Güldüğü kitabının bir sürprizi de son öyküde önceki 12 öyküde yer alan kahramanların ve Taştekin’in romanlarında yer alan Dedektif Cem Beyoğlu’nun bir araya getirilmesi ve bir anlamda da kitaptaki bütün düğümlerin son öyküde çözülmesine çalışılması. Bu sebeple kitapta 13 değil de 12+1 öykü olduğunu söylemek sanıyorum ki daha doğru olur.
Taştekin dili titiz bir işçilikle inşa edilmiş ve kelime hazinesi zengin. En önemlisi de öyküleri yazarken içinde kafatasçılık yapmadan en doğru ve uygun kelimeyi seçmek için çaba sarfetmiş. Bu anlamda Taştekin, kurgu ve teknikte emeği kadar dil ve anlatımdaki dikkatiyle de takdiri hak ediyor.
Kitaplarında suç temasını anlatmasının sebebini “Polisiye de yakamı bırakmıyor bir türlü. Bir insana baktığımda gördüğüm acı ve ardındaki bedel, maruz kalana ödetilen ‘suç’ etkiliyor beni, bir daha bakmaktan kendimi alamıyorum. Çoğu küçük suçlar; birbirimize karşı her gün işlediğimiz nerdeyse. Bir söz, toplumsal bellekten beslenen bir zihin kayması… Zulmün silahlarına gerekli yakıtı biz insanlar böyle üretiyoruz.” sözleriyle anlatan Taştekin, “Karganın Güldüğü” insanı med cezirleriyle anlatıyor yeni öykü kitabında. (Kitabın bir kahramanı da karga elbette. Fantastik bir dedektif olan Karga’nın kahkahası umulur ki Taştekin’in bundan sonraki yazdıklarında da duyulur.)
Dergibi.com, 19 Mart 2007
Benzer Yazılar
- Direniş Öyküleri – Cihad er-Recbi
- Direniş Öyküleri – Cihad Er-recbi
- Çatı Katı – Nihan Kaya
- Direniş Öyküleri – Cihad Er-Recbi
- İşte Gidiyorum; Göç Öyküleri – Feyza Hepçilingirler
Okunma: 97 http://href.tc/uq89op Categories: dergibi.com, öykü28431
