Körün Parmak Uçları – Ali Ural

Salı, 23 Haz 2009
Satış noktaları: Kitapyurdu.com, Kidap.com.tr ve NetKitap.com

Bir kör parmak uçlarıyla görür

Yazan: Bilal Can
Yazı Kaynağı: Filbahar.net

Ali Ural’ın denemelerindeki ve öykülerindeki yalın anlatımıyla şiir yazarsa nasıl olur sorusuna vereceği en güzel cevap “Körün parmak uçları” kitabıdır. O’nun yazdıklar nefessiz okunan bir bütünlüktür. Diğer kitaplarını okuduğum zaman bu soruyu defalarca sordum kendime.

Okuduğum 3. Ali Ural kitabı olan “körün parmak uçları” bir kör dünyayı nasıl görür ya da görüş mesafesi ne kadardır, algılama biçimi nasıldır… Gibi birçok soruya kapağındaki Picasso resmiyle önümüze sundu bu kitap.

“bulduğunuz ilk martıyı kalbine sürün
bu adam ölmüş
götürün!”

İlk şiirlerindeki vuruculuğu ve altı çizilip ezberlenecek türden olan cümleleri aklımızın bir yerine Ali Ural söyledi diye mimledik. Şairin, yazarın, bizi uyakladığı şiirler aklımızın bir yerinde kalbimize konan sözlerdi. En çok da o sözlerin zihnimizi yoran meselelerinde içine düşen sorularda bir çıkar yol olarak söylediği sözleri sevdik “her demir kendi pasını bırakır” Evet öyleydi. Şair şiirini, Güneş ısı ve ışığını, bulut suyunu ve bereketini belki de afetini, aşık aşkını bırakırdı maşuka. Bütün bırakılmışların adına “hepsi şiirsel bir seremoninin seferidir” diye bekletebiliriz gözlerimize, kalplerimize ve zihnimize.

Şiir dilindeki akıcılık ve söyleyiş tarzındaki güzellik Ali Ural’ın yazarlığındaki sır. Ayrıca espiritürelliği ve entelektüelliğini de yazılarına sığdırdığı eserleri okunması gereken kitap arasında.

Hayatına sığdırdığı bir edebiyat hazinesiyle Şule yayınlarını kurması ve yürütmesi ne kadar edebiyatımıza faydalı bir iş ise de yazdığı kitaplar da o derece önemlidir.

“köstebeklerin elinde toprağın vekâleti
kedilerin yüzünde fare
köpeklerin yüzünde kedi izleri
izlerini yağmalıyorlar”

Bir yazısında şöyle demiştir:

‘”Nasıl şiir yazıyorsunuz!” sorusunun bir bumerang gibi geri dönüp beni bulacağını, batırdığım iğnenin bir çuvaldız olarak karşıma çıkacağını bilsem de, Enzensberger’in tanımıyla “estetiğin belki de en önemli sorusu”ndan kaçamazdım. Zira bir yapıtın nasıl oluştuğunu bilmek, sadece o yapıta dışardan bakanlar için değil, o yapıtı oluşturanlar için de hayati bir değer taşımakta, başka eserlerin sırlarıyla beraber onlara kendi eserlerinin sırrını keşfetme imkânı tanımaktadır.’

Nasıl şiir yazar sorusuna verilecek en önemli cevaptır. Şair yazmışsa şiirini bizim de kalbimize bastıracak cesareti göstermemiz lazım. Her şairin gönlünden düşen söz gözlerimizden beynimize akan bir sedadır. Ali Ural’ın şiirlerindeki seda yağmurdan sonra ellerimize doluşan tanecikler kadar berraktır.

İçimizdeki körlüğü parmak uçlarıyla telafi eden şaire selam olsun.

Benzer Yazılar

  1. Yangın Merdiveni – Ali Ural
  2. Kuduz Aşısı – Ali Ural
  3. Güneşimin Önünden Çekil – Ali Ural
  4. Makyaj Yapan Ölüler – Ali Ural
  5. Güneşimin Önünden Çekil – A. Ali Ural

bilal canOkunma: 208 Categories: * Öz-Kaynak, filbahar.netTags:


Yazıya Link Vermek İçin Lütfen Kopyalayınız:

FacebookRSSTwitterGoogleStumbleUponTechnoratiDiggDeliciousLinkedInRedditMixxDesign Float
  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok

Yazılanları yorumlamanız bizim için çok önemli... Lütfen yorum ekleyiniz...

Registered user do not use CAPTCHA.