Kürt Sorunu: Ya Tam Kardeşlik, Ya Hep Birlikte Kölelik – Altan Tan

Yazan: Nihat Dağlı
Yazı Kaynağı: DünyaBizim.com
Son otuz yılda uç veren, sonuçları itibarıyla Türkiye’nin bütününü yakmasıyla bölgesel bir sorun olmaktan çıkan, ama yine de isimlendirilemeyen, isimlendirilmese de ısırmaya devam ederek varlığını sürdüren bir sorunumuz var. Merkezinde Kürt kimliği olan bu sorun, teşhis ve tedavi edilemeyen ölümcül bir hastalık gibi bütün bir ülkeyi zehirliyor.
İnsan etinden ve canından oluşmuş kara tortusu üzerinde yapılmış o kadar tartışmaya rağmen hala teşhis ve tedavi edilememesi düşündürücüdür. Bu mesele hakkında konuşmayan kimse kalmadı! Ülkenin bütün düşünce grupları, kurumlar kanaatlerini ortaya koydular. Ancak meseleyi teşhis ve tedavi edecek olan taraflar mevcut konumlarını değiştirmek gibi bir zorunluluğu yerine getiremediler. Dolayısıyla sorun bugün büyümeye, ülkenin her bir kuytusunda hissedilmeye devam ediyor.
Oysa biliyoruz ki hastalık ortaya çıktığında, hasta mevcut durumu üzerinde düşünmeye başlar, birikimini cebine yerleştirip hastanenin yolunu tutar. Kendini, hastalığına teşhis koyacak doktorun reçetelerine hazırlar. Eline reçete tutuşturulmuş hasta yeni bir insandır. Durumdan hareketle kendini yeniden kurar, kendinden hareketle durumu belirlemez. Durum değişmiş, eski davranış kodlarıyla hayatı karşılaması mümkün değildir. Mevcut durumundan hareketle yeni kodlarla hayata gider. Zor da olsa, ruhuna sinmiş alışkanlıklardan sıyrılmaya bakar. Bilir ki, bunu yapmazsa hastalığı atlatamayacak, hayattan düşecektir.
Yok sayılan bir sorun
Kürt kimliği etrafında gelişen soruna karşı Türkiye’nin aldığı konum, durumdan hareketle kendini kurmaya giden hastanınki gibi olmamıştır. Kendisini zehirleyen bir durumla kuşatılmışken o bunu görmek istememiş, kabullenmemiştir. Mevcut durum onu düşündürtmeye çağırırken, kendisini baştan ve yeniden kurmaya zorlarken, o durumu değil kendisini öncelemiştir. Artık başka bir şey olan kendisine yeni bir elbise dikmeye gitmemiş, kendisi için önceden dikilmiş eski elbisede diretmiştir. Cüssesine dar gelen bu elbiseye sığmayan, dışarıya taşan uzuvlar ya görmezden gelinmiş ya da gözden çıkarılmıştır. Görmezden gelinen, yok sayılan, içe doğru bastırılan her bir uzuv kangrene dönüşerek bütün bir bünyeyi ölümcül olanla tanıştırmış.
Türkiye’nin bugün tartışmaya devam ettiği Ermeni Sorunu, ‘eski elbise’ye sığmayıp dışarı taşan uzva yapılan müdahaleyle ilişkilidir. Ve hiç şüphesiz, Kürt Meselesi de böyledir. Ama ne yazık ki, ‘Türkiye’nin kendine has şartları’nın kurduğu algı, canlı ve diri bir şey olarak var olan hayatın gerçekliğini, yani olguyu bir türlü görmek istemiyor. Mevcud durumunu ve algısını hakikat, hakikatine sığmayan olguları ise sapkınlık olarak değerlendiriyor. Türkiye, bünyesinin sıhhati konusunda zırnık şüphe taşımazken, bünyesinin hastalandığına işaret onlarca durumla canı yanıyor. Kendisine, ‘bünyemde arızalar doğuran bir yetersizlik mi sözkonusu!’ sorusunu sormadığından ve ‘Bünyemin yapısında sorun yoktur’ önyargısı içinde olduğundan, ‘yahu bu da nereden çıktı!’ veya ‘bunlar birilerinin oyunu’ diyerek durumunu zorlaştırıyor. Kendisine kanser teşhisi konmuş hastanın inanamazlığı içinde naif tavırlar ortaya koyuyor. Değilse, Türkiye, tarihinin ve geleneğinin kodları içinde rahatlıkla çözebileceği Kürt Meselesi’ni bu kadar sürdürebilir miydi! Türkiye’nin zihni böyle bir sorunun varlığı konusunda hala net değil. Ülkenin idaresini üstlenmiş onlarca öznenin Kürtler konusunda kurdukları ama içlerini dolduramadıkları o kadar cümle, Türkiye’nin net olmayan zihnine işaret ediyor.
Altan Tan’ın kitabı!
Ülkenin dağlarında yitirilen o kadar genç insan, insanların yüreğine düşüp can yakan o kadar ateş bu zihni netleştirmeye yetmiyor. Daha fazlasını yapmak gerekiyor. Türkiye’nin önüne aynalar koymak lazım. Bu konuda iyi çalışılmış kitapların ayna vazifesi gördüğünü düşünüyorum. Altan Tan’ın Timaş Yayınları’ndan çıkan “Kürt Sorunu: Ya Tam Kardeşlik Ya Hep Birlikte Kölelik” isimli kitabı bu kitaplardan biridir. Kitap, bu meselede kafası karışık bir Türkiye fotoğrafını verirken, meseleyi anlaşılır ve görünür kılacak epey de malzeme sunuyor.
Altan Tan, ‘Kürt Sorunu Nedir!’ sorusuna Türkiye(li)’nin verdiği cevapları sıralayarak kitabına başlıyor. Türkiye(li) bu soruya şöyle cevaplar vermiş: a)Kürt sorunu yoktur. b) Kürt sorunu bölücülük ve terör sorunudur. c) Kürt sorunu ekonomik bir geri kalmışlık sorunudur. d) Kürt sorunu etnik bir kimlik sorunudur. e) Kürt sorunu ulusal bir sorundur.
‘Kürt sorunu nedir!’ sorusuna verilen cevaplardan sonra ‘Kürt sorunu nasıl tanımlanabilir!’ sorusu soruluyor, bu soruya cevap bulmak için geniş bir açılım yapılıyor. Kürtlerin kökeni, yaşadıkları coğrafyalar, nüfusları, dilleri, fizyonomisi, dinleri üzerinde yapılmış araştırmaların sonuçları veriliyor. Arkasından Kürt edebiyatı, folkloru ve müziği, Kürtlerde sosyal yapı inceleniyor. Tarihten Günümüze Kürtler başlığı altında Kürt tarihine giriş yapılıyor. Haçlı istilasında Kürtler ve konumları, ilk Kürt-Türk ilişkileri, Moğol istilası, Safavi dönemi, Osmanlı-Kürt ilişkileri, Sultan Abdülhamid’in Kürt siyaseti, Jöntürkler ve Kürtler, Ahrar Fırkası ve Kürtler anlatılıyor. Geniş kapsamlı Kürt tarihinden sonra Kürt ulusalcılığının tarihi bölümü açılıyor. Cumhuriyet Öncesi ve Sonrası Kürtler başlığı altında değerlendirebileceğimiz bu bölümün başlıkları şöyle: Ahmede Xani ve Kürt milliyetçiliği, ikinci meşrutiyet sonrası Kürt örgütleri, Kürt Ermeni ilişkileri, I. Dünya Savaşı’nda Kürtler, Kurtuluş Savaşı’nda Kürtler, Cumhuriyet öncesi Kürtler, Kürtler ve Cumhuriyet, Lozan Antlaşması ve Kürtler, Musul meselesi-Irak Kürtleri, Hilafetin kaldırılması, Şeyh Said sonrası siyasi uygulamalar, 1925 sonrası Kürt siyaseti, Dersim isyanı, II. Dünya Savaşı ve sonrası Kürtler, 1960 ihtilali ve Kürtler…
Kitabın bundan sonraki bölümü, Kürt kimliğinin modern bir form içinde ve ulus bağlamında sunulması etrafında görünür olan durumlara ayrılmış. Bu kısmın belirgin başlıkları şöyle: 1961 Anayasası’ndan sonra Kürt siyaseti, 1974 affı ve Kürtler, 1961-1975 arası Irak’ta Barzani hareketi, 1975-1980 arısı Türkiye’de durum, 12 Eylül 1980 darbesi ve Kürtler, 1980 sonrası Kürt politik mücadelesi, Türk milliyetçileri ve Kürt sorunu, Komünistler-Sosyalistler ve Kürt Sorunu, İslamcılar ve Kürt Sorunu, Derin devlet ve Kürt sorunu, Kerkük sorunu, Günümüzde Kürtlerin durumu, Kürt sorununda tartışılan bazı konular, Kürt sorununa yaklaşımlar, Kürt ulusalcılığının sorunları, Kürtler neden şehirleşmedi!…
Çözüm için
Altan Tan kitabının son başlığını şöyle belirlemiş: Kürt Sorunun Çözümüne Doğru… Bu başlık altında, ‘Bask, Katalan, İsviçre, Belçika Modelleri örnek olabilir mi!’ sorusunu soruyor, her bir örnek üzerinde duruyor. Arkasından, ‘Çözümde Referanslar’a gidiyor. Şu soruları soruyor: ‘Bağımsız Kürdistan’ fikri, ulus devlet çözüm müdür! Etnik federasyon çözüm müdür!
Bir Altan Tan çalışması olan “Kürt Sorunu: Ya Tam Kardeşlik Ya Hep Birlikte Kölelik” kitabı, bu konuda kafası epey karışık Türkiye kamuoyu için bir ansiklopedi gibi duruyor. Kürtler; dilleri, dinleri, sosyal yapıları, tarihleri ve sorunları etrafında işleniyor. Çalışma, bu yüzden “A’dan Z’ye Kürtler” başlığıyla da yayımlanabilirdi. Altan Tan; tekçi, bencil, çatışmacı tasavvurların yıkıcı ve yakıcılığını yakinen bilen ve yaşayan biri. Onun duruşu ve bakışı, Türkiye için bir ‘sırat-ı müstakim’dir; Türkler ve Kürtler’in buluşabileceği bir dili kuruyor. Adalet ve vicdana ayarlı entelektüel bir zihin olarak Türkiye’yi okuyor, Türkiye’deki meseleleri ortaya koyuyor. Bu kitap, bunun en bariz örneği. Kürt var mıdır! Meselesi nedir! Kürt kimliği etrafında çıkan isyan ve terörün kaynağı nedir! Türkiye kamuoyu bu soruları sormuyorsa, artık sormalıdır. Eğer soruyorsa, Altan Tan’ın kuşatıcı bir bakışla, dahası adalete ayarlı bir vicdanla yaptığı bu çalışma kendisi için iyi bir seçenek olacaktır.
03 Temmuz 2009
Benzer Yazılar
- Yeni Binyılda Filistin Sorunu – Edward W. Said
- Kelâm Atomculuğu ve Kaynağı Sorunu – M. Şemsettin Günaltay, İrfan Bayın
- Ve Kırar Göğsüne Bastırırken – Ahmet Altan
- İkinci Cumhuriyetin Yol Hikayesi – Mehmet Altan
- Kürt Kimliği ve Kültürü – Christine Allinson, Philip G. Kreyenbroek
Okunma: 454 http://href.tc/ht1qgg Aktiflink Categories: dünyabizim.com, inceleme114483
