Oryantalizm – Edward Said

Cumartesi, 24 Tem 2010
Satış noktaları: Kitapyurdu.com, Kidap.com.tr ve NetKitap.com

Yazı Kaynağı: Sayha Dergisi

Kitap, önsöz, giriş ve üç uzun, on iki kısa bölüm ile bir ekten müteşekkil olup, 540 sayfadır. Oryantalizmin kapsamı başlıklı birinci bölümde, gerek tarih ve tecrübe, gerekse felsefi ve siyasi temalar açısından Oryantalizm konusunun bütün boyutlarının altı çizilmektedir. İkinci bölüm, Oryantalist yapılar :Eski ve Yeni geniş kronolojik bir anlatım ve mühim şair, sanatçı ve bilim adamlarının eserlerinde görülen ortak bazı araçlara işaret ile, çağdaş oryantalizmin ortaya çıkışını anlatmaktadır. Şimdilerde Oryantalizm başlıklı üçüncü bölüm, ikinci bölümün sonundan yani 1870 den, Doğu daki büyük sömürgeci genişlemesini konu edinerek II. Dünya savaşında son bulur. Bu bölümde Doğunun İngiliz -Fransız hegomonyasından Amerikan hegomanyasına geçişi tasvir edilmektedir. Yine bu bölümde Amerika’daki oryantalizm konusundaki fikri ve sosyal gelişmelerden ve gerçeklerden söz edilmektedir.

Yazar bu eserinde Batılıların Doğuyu ele alırken bütünü ile kendi görüşlerinden ve varsayımlarından hareket ettiklerini,hayallerini konuşturduklarını ve Batının çıkarlarına uygun bir Doğu manzarası ortaya koyduklarını ispat etme gayretindedir. Çok defa Batı1ı yazarların görüşlerine baş vurarak ve Batılı eserlerden örnekler vererek onlara günahlarını kendi ağzından itiraf ettiriyorlar.

Misal: Onların her şeylerini tahrip ettik, felsefeleri, dinleri mahvoldu, artık hiçbir şeye inanmıyorlar, derin bir boşluğa düştüler. Anarşi ve intihar için olgun bir hale geldiler… Lovis Massignon

Avrupalı için Doğu, Avrupanın bir icadı olup, eski çağlardan beri insanlarda hülyalar uyandıran, garip izlenimler yaratan, kendine has yaratıkları ve manzaraları ile fevkalade deneyimlere yol açan bir yerdir.

Amerikalılar için Doğu, Uzak Doğudur. Ve özellikle Çin ve Japonyadır. Amerikalıların aksine Fransızlar ile İngilizler ve onlar kadar olmasa da Almanlar, Ruslar, İspanyollar, Portekizliler, İtalyanlar,İsviçreliler uzun bir Oryantalizm geleneğine sahiptirler.

Şark’ı öğreten, yazıya döken, veya araştıran kimseye Şarkiyyatçı yada Oryantalist denir. Yaptığı şeyde Oryantalizmdir.

Doğu Avrupaya bitişik bir kara olmanın yanında, Avrupanın en büyük,en zengin ve en eski sömürgelerinin bulunduğu yerdir, kurduğu medeniyetlerin ve konuştuğu dilin membaıdır, kültürel uzanımıdır. En önemlisi Doğu Avrupanın karşıt kalesi olarak kendini tesisinin en büyük yardımcısıdır

Bu yönleriyle Oryantalizm, kültürel hatta ideolojik bir açıdan, arkasında müesseseler, kelimeler, ilim, tasvirler, öğretiler hatta müstemleke bürokrasileri, müstemleke usulleriyle kavramlar olan bir muhakeme biçimidir.

Oryantalizmi bir muhakeme usulu olarak ele almaksızın ve doğu hakkında söz söylerken bu muhakamanin usullerine riayet etmeksizin muvaffak olmak yani Doğuyu politik, sosyolojik, askeri, ideolojik, bilimsel ve fikri bakımdan yönetmek imkanı yoktur. Yani Oryantalizm Şark söz konusu olduğunda otomatik olarak devreye giren ve tesir icra eden menfaatler örgüsüdür.

Oryantalizm, Avrupanın Doğu hakkındaki bir uydurması değil, Batı tarafından bilinçli vücuda getirilmiş ve nesiller boyu hatırı sayılır yatırımlara konu olmuş bir teori ve pratikler bütünüdür.

Bilgi, kendini elde edeni bir beşer olarak kendi şartlarına bağlılığını inkar edemiyor ise, Şarkı etüt eden Avrupalı veya Amerikalı da Doğunun karşısına önce bir Avrupalı yada Amerikalı sonra bir beşer olarak çıktığını inkar edemez. Bu sebeple Oryantalizmdeki anlam,varhğını doğrudan Doğuyu görünür, seçilir ve var kılan Batı anlatıcılarına ve Batı anlatı tekniklerine borçludur. Böylece Oryantalizm Doğudan daha çok Doğuyu icat eden Batı idi ve kendisini ortaya koyan Batı kültürüyle bağlantılı idi.

Oryantalist Balfour’un ifadelerine göre, Mısır İngilterenin bildiği nesnedir, İngiltere Mısırlıların kendi kendini yönetemeyeceğini bilmektedir ve Mısırı işgal ederek bunu teyit etmiştir. Mısırlılar için İngilterenin idari ettiği peydir. Mısır medeniyeti de İngiltere idaresine girmekle mümkündür.

Balfoura göre Batılılar vardır, birde Doğulular vardır. Birinciler hükmederler, ötekiler hüküm altında olmalıdırlar, bu da ekseriye ülkelerin işgal edilmesi, iç işlerine tam müdahale, can ve mallarını şu yada bu Batilı gücün eline bırakılması demektir.

Dogulular hakkında bilgi onların yönetimini kolay ve karlı kilan şeydir.

Dogu Bati ayriminin ortaya çikmasi seneler hatta yüz yillar almisti.Kesif seyahatleri yapilmis, ticaret ve savas vasitasiyla temaslar saglanmisti. 18. y.y. ortasindan itibaren dogu-bati iliskisinde iki ana öge vardi
1) Dogu hakkindaki sistematik bilginin gelismesi ,
2) Bati’nin tahakkümü

Batili oryantalistlere göre Dogu mantiksizdir,dinsiz olup azgindir,çocuk ruhludur,sapkindir. Böylece Avrupa’li makuldur,fazildir,o1gun ve normaldir.

Yazar oryantalizmi, bir kültürel tahakküm konusu olarak tahlil ve tehkik pesindedir.Buradan oiyantalizm, Dogu’lu nesneleri inceleme, elestirme, hüküm, disiplin yahut yönetim için sinifa, mahkeme salonuna,hapishane yahut el kitabina yerlestirilen ‘Dogu bilgisidir’.
Oryantalizm pozitif bir doktrinden ziyade düsünceye getirilmis bazi sinirlamalar olarak anlasilmalidir. O, entellektüel bir kudretin ifadesidir.

1815′den,1914′e kadar Avrupa’nin direkt sömürge hakimiyeti yeryüzü karalarinin % 35′inden % 85′ine çikti.Ingiliz ve Fransiz Imparatorluklari’nin basini çektigi bu sömürgecilik faaliyetinden en fazla Asya ve Afrika kitalari etkilendi.

Kissinger çagdas dünyayi kalkinmis ve kalkinmakta olanlar olarak ikiye bölüyor.Birincisi Bati’yi, ikincisi ise Dogu’yu ifade eder.Newton devrimini esas alir.

Hindistan’daki i1k oiyantalistlerin çogunlugu ya hukuk alimi yada misyonerlik egilimi fazla doktorlardi.Bunlar bir yandan Asya’da islahi kolaylastirmak için bilim ve sanati inceli yorlar diger yandan da ayni inceleme ile kendi ülkelerinde bilginin ve sanatinin islahina çalisiyorlardi.

Napolyon Misir’dan ayrilirken yardimcisi Kleber’e çok siki talimatlar verdi. Buna göre Misir her zaman oryantalistler ve gönlü kazanilabilen dini liderler marifetiyle yönetilecekti. Napolyon Misir’i Fransiz ilminin bir subesi yaparak, sark ülkesinin seyyahlar, alimler, ve askerler disindaki kimyaci, tarihçi, arkeolog vs. vasitalarla taninmasini tanitilmasini saglamistir.

Oryantalizmin basarilari: 19. yy’da bilim adamlari üretmesi, Bati’da egitimi yapilan dillerin sayisini artirmasi, nesredilen, tefsiri, tercümesi yapilan orjinal eserlerin sayisini arttirilmis olmasi,Dogu’ya sempati duyan,Sanskritce’nin grameri ile, eski Fenike kuruluslari ile ve Arap siiri ile gerçekten ilgilenen ögrenciler çikarmasi olarak siralanabilir.

Oryantalismin kafasinda degismeyen Bati’dan tamamen farkli bir Dogu vardir.l8. yy’dan sonra oiyantalizm asla kendini yenileyememistir. Oryantaliste göre Dogu ya da Dogu’lu yabancilasmis olan varlikdir; yani kendine nisbetle birbaskasi olan varlikdir. Baskalari ele alir, baskalari anlar, baskalari tanimlar, baskalari degistirir, kendine nisbetle fiilsiz olup muhtar ve hükümran degildir.Oryantalisler etkiklerinde özcü davrandiklan için neticede irkçiliga ulasiyorlar.

19. yy’in baslica oryantalist alimlerini ve kurulan cemiyetlerini söylece siralayabiliriz: Alimler: Gobineau, Renan, Humboldt, Steintal, Burnouf;Remusut, Palmer, Meil, Dozy, Muir’dir. Asya cemiyeti 1822, Kraliyet Asya Cemiyeti 1823, Amerikan Sark Cemiyeti 1842 vb.

Bir yeri müstemlekelestirmek demek, öncelikle oradaki menfaatleri ayirt etmek yada yaratmak demektir.Bu menfaatler ticari bilimsel,kültürel olabilir. Oryantalizm bu menfaatlere ulasmada en büyük vasitadir.

1920′lerden itibaren, bir bastan bir basa bütün üçünçü Dûnya ülkelerinde, imparatorluklarla ve emperyalizm ile iliskiler ‘Karsilikli etkilesim’ seklinde olmustur.1955 Baglantisizlar hareketinin baslangicinda (Bantung Konferansi) Dogu artik Bati’nin imparatorluklari ndan yakayi siyirmistir. Dünyada yeiii güç dengeleri olusmustur.SSCB ve ABD.Artik oryantalizmin karsisinda siyasi sesi olan ve düsünebilen akilli bir Dogu vardir.

Dogu’daki ulusal bagimsizlik hareketleri oryantalismin kafasindaki ‘pasif kaderci, hüküm altindaki irklar) fikrinin tutmadigini ve düsüncedeki Dogu ile mevcut Dogu arasinda farklar oldugunu ortaya koymustur.Halk da uzmanlar oryantalist düsüncede bir zaman asiminin ve tutarsizligin mevcudiyetinde hem fikir idiler.Iki türlü idi:Oryantalist bilim ile onun arastidigi konu (dogu) arasinda Daha önemlisi, beseri bilimlerde kullanilan yöntemler ve çalisma araçlariyla oryantalizmin yöntemleri ve kavramlari arasinda

Çagdas oryantaliste göre gerçek insan Batilidir.Dogu nimetlerinin kullanim hakkida öncelikle bu gerçek insana aittir. Onun gözünde Dogu’lu: deve üstünde, eli kamali, ukala, her türlü ahlaksizliga meyyal, sehvet düskünü bir insandir.

Oryantilizmin en büyük hatasi bir baska bir kültürü, milleti ya da cografi bölgeyi önemsememesi ve ona zaafindan ayrilmayan, degismeyecek kusurlar atfetmesindedir.

l8.yy’da genisleme, tarihi yüzlesme, anlayis ve tasnif seklinde ortaya çikan düsünce dalgalanmalari çagdas Oryantalizmin fikri kurumsal yapilarini meydana getirmistir. Bu düsünce dalgalan ayni zamanda Dogu’yu ve özellikle Islam’i Bati’nin dini anlayisina dayali, dar çerçeveli tahlil ve degerlendirmelerden kurtarmistir. Çagdas Oryantalizmin l8.yy’da Avrupa kültürünün laik unsurlanndan meydana gelmistir.

I. Dünya Savasi bittiginde dünya topraklarinin %85′i Avrupa’nin sömürgesi durumundaydi. Bu durum çagdas Oryantalizmin hem emperyalizmin hem de sömürgeciligin bir cephesini teskil ettiginin ifadesidir.

Sacy ve onun sahsinda dinci Oryantalistler Arap siirinin batiliya zevk verebilmesi için Oryantalistin ona belli bir sekil vermesi gerektigi görüsündedirler. Yine onlara göre Dogu’lu eserler kismen ele alinmalidirlar. Zira Dogu’lu eserler Avrupa’ya yabancidirlar. Daha da önemlisi sürükleyici olmamalari, yeterli zevk ve elestirici ruhla yazilmamalariydi.

Renan, Sacy’nin baslatigi isi resmilestirmis, sistemlestirmis , onun fikri ve maddi müesselerini ihdas etmistir.

Profosyenel Oryantalistin görevi, Dogu’nun parçalarini birlestirerek, bir portre yapmak, Dogu’yu bir tabloda adeta yeniden olusturmaktir.

Ingiltere Hindistan’da biri yikici digeri kurucu çift yanli bir vazife yapmistir. Yikici olani Asya toplumunun imha edilmesi, kurucu olani Asya’da, Bah toplumunu maddi temellerinin tesis edilmesidir.

Oryantalistler insani insan olarak degil, kümeler ya da soyut genellemeler olarak düsünürler. Samiler, Dogu’lular, Arap’lar vs…

Oryantalistlerin bazilari özellikle iIk Oryantalistler hiç Dogu’da bulunmadan tamamen kitaplara dayali bir Oryantalizm ortaya koymuslardir. (Sacy ve Renan gibi…) Bazilan ise Dogu’da bulunmus ve Dogu’lularla temas halinde bulunmus olarak Oryantalist fikirler ileri sürmüslerdir. Bu ikinciler Dogu’lular için hem yerli hem de yabanci idiler. Yazdiklari faydali bilgiler idi fakat Dogu’lular için degil, Avrupa için ve onlarin nesriyat kurumlari için bir gücün temsilcisi olarak onlarin içinde idiler. Vakiayi sadece disaridan resmediyorlardi.

Oiyantalist için Dogu cinsel arzularinin tatmin yeridir.

Avrupa’nin Dogu siyaseti ekalliyetlere konusuna istinat eder.

İlk Oryantalistler (Renan, Sacy, Laen) Dogu’nun anlatimini mizansenli olarak gerçeklestirdiler; sonraki Oryantalistler alim veya yazar olsun sahneye siki sikiya bagli kaldilar. Daha sonra sahnenin yönetilmesi gerektigi görüldü ki; yönetim oyununda kurumlar ve hükümetler sahislardan daha fazla ön plana çikti. Iste l9.yy’da 20.yy’la geçerken Oryantalizmin çizdigi tablo bu sekildeydi.

Üçüncü bölümde Oryantalizmin düsünüs ve faaliyet olarak neleri kapsadigi anlatilmaya çalisilmistir. Oyantalizmde en fazla beliren husus Dogu ile karsilasan batililarda daima bir çatisma hissinin olmasidir.

Dogu-Bati derken orada bir sinirin tayin edilmesi, Bati’ya ‘üstünlük ve kuvvetin’ Dogu’ya ise ‘zaafin’ atfolunmasidir. Yapilan bütün çalismalarda iradi olarak cografi bir ayrimin yapilmasi sikintilarina yûzyillardan beri katlanilmaktadir.

Oryantalizm geleneksel ögrenim (klasikler, incil, floloji) kamu müesseleri (hükümetler, sirketler, cografya cemiyetleri üniversiteler ) ve genel eserler (Dogu tasfirleri, fantazi kitaplari, seyehat kitaplan) ile ilgilenir.
Dogu’dan bahseden her Avrupa’linin irkci, empeiyalist ve milliyetçi oldugu söylenebilir.

Yazara göre oryantalizm Dogu Bati’dan daha zayif oldugu için Doguya tahakkümünü öngören Dogu’nun farkim onun zayifligindan ibaret bulan siyasi bir doktrindir.

19.yy oryantalizminde önemli gelismelerden biri Dogu hakkindaki bazi fikirlerin kristallesmesi idi.Tescili yapilan bu fikirleri sehvet düskünlügü,despotluk egilimi,sapik zihniyet,yanlis gözlem ve hafiza geriligiydi. Artik bir sark dedi mi, okuyucunun aklina hemen bu müseccel özellikleri geliyordu. Oryantalizm bir erkekler alemiydi ve bu alemde kadin, erkegin gücünûn yarattigi seydi.

19.yy’da ortaya çikan ‘Irklar arasindaki esitsizligin biyolojik kökenlerine iliskin her’ Dogu- Bati esitsizligini tescil eden bir vasita gibi kabul gördü.

Bati Dogu’ya, Dogu’lularin aklini egitmek için degil, sahsiyetini egitmek için gitmistir. 20.yy’a girerken vurgulanmasi gereken bir nokta da irklar, uygarliklar ve diller arasindaki farklarla ilgili Bati hükümlerini kat’i ve degismez kabul edilmesidir.

20.yy oryantalist anlayisinda artik sadece Dogu’nun anlasilmasi hedeflenmistir. Bu devrede Dogu uzmanindan beklenen, Doguyu çalisan bir makine haline getirmesi ve onda ne takat varsa Bati medeniyetinin menfaat ve araçlarini kazandirilmasi idi. Burada Dogu hakkindaki bilgi dogrudan faaliyete dönüsür ve sonuçlar Dogu’da yeni düsünce ve eylem akimlarina yol açar.

Sonuç olarak:Oryantalist, Dogu tarihi denince akla gelen bir simadir,onun (Dogu ) ayrilmaz bir parçasi ve sekilleyicisidir, onun Bati’dan gelen karakteristik alametidir.Bir dizi inanis ve bir tahlil metodu olarak oryantalizm gelismeye kapalidir.Nüvesini Sami’lerin gelismemis olduklari seklindeki hüküm olusturur.

Oryantalizm – Edward Said – İrfan Yayınları

04/12/2004

Benzer Yazılar

  1. Geç Dönem Üslubu – Edward W. Said
  2. Müzikal Nakışlar – Edward Said
  3. Yeni Binyılda Filistin Sorunu – Edward W. Said
  4. Batı Uygarlığının Krizi – Edward Carpenter
  5. Yeni Binyılda Filistin Sorunu – Edward W. Said

sayhaOkunma: 544 http://tinyurl.com/2vco292 Aktiflink Categories: sayha dergisiTags:


Yazıya Link Vermek İçin Lütfen Kopyalayınız:

FacebookRSSTwitterGoogleStumbleUponTechnoratiDiggDeliciousLinkedInRedditMixxDesign Float
  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok

Yazılanları yorumlamanız bizim için çok önemli... Lütfen yorum ekleyiniz...

Registered user do not use CAPTCHA.